Türkiye'de Kayıt Dışı İstihdam

Kayıt dışı ekonomi ve kayıt dışı istihdam kavramları son yıllarda ekonomi gündeminde sıklıkla yer alan ve üzerine tartışılan bir problem haline gelmiştir.  Bugün kayıt dışılık Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde gelişmiş ülkelere oranla daha fazla olmakla beraber, gelişmiş ülkeler içinde önemli bir sorun olmaya devam etmektedir. Nedenleri, sonuçları ve içinde bulunduğu süreç baz alındığında kayıt dışılık çok boyutlu bir kavramdır ve tam anlamıyla ifade etmek oldukça zordur.

Türkiye’de, 1980’li yıllardan sonra varlığını daha çok hissettirmeye başlayan kayıt dışı ekonominin önemli bir boyutunu kayıt dışı istihdam oluşturmaktadır. Farklı tanımları olmasına rağmen, kayıt dışılık, son yıllarda, çalışanın herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna kayıtlı olmaması durumu olarak tanımlanır. Türkiye’de toplam istihdamın önemli bir oranını kayıt dışı istihdam oluşturmakla birlikte sektörlere göre incelendiğinde kayıt dışı istihdamın en yaygın olduğu sektör tarım sektörüdür. Tarım dışı sektörler ele alındığında ise kayıt dışı istihdam en çok inşaat sektöründe ve daha sonra ise otel ve restoranlar sektöründe görülmektedir.

Türkiye’de kayıt dışılığın olası sebepleri incelendiğinde, temel olarak, kayıt dışı istihdamın var olması ekonomik sorunlardan kaynaklanmaktadır. İşsizliğin fazla olması ve yoksulluk kayıt dışı istihdamın büyümesine neden olan ekonomik problemlerin başında gelmektedir. Krizlerle birlikte ülkelerin işsizlik sorunları artmakta ve gelir dağılımları bozulmaktadır. İşsizlik oranının yüksek olduğu ekonomilerde bireyler kayıtlı iş bulmakta zorluk çekmekleri yüzünden kayıt dışı işlere yönelmeyi tercih edebilmektedirler. Türkiye’ye baktığımızda sosyal güvencelerin sağlanması için ödenen primlerin yüksek olması işveren açısından işçi maliyetini artıran bir etken olarak görülmesi işvereni bu tür bir maliyetten kaçınmak adına kayıt dışı işçi çalıştırmaya teşvik etmektedir. Bunun yanı sıra küçük ve orta ölçekli iş yerlerinin sayısının fazla olması ve bu ölçekteki iş yerlerinin denetiminin tam anlamıyla sağlanamaması kayıt dışı çalışan sayısını artırmaktadır. Ekonomik nedenlerin yanı sıra hızlı nüfus artışı, göç ve eğitim kayıt dışı istihdamın var olmasına ve giderek artmasına sebep olan sosyal nedenler arasında yer almaktadır. Nüfus artış hızının fazla olması ve bununla beraber yeterince formel istihdamın yaratılmaması kayıt dışı istihdamın artmasına neden olmaktadır. Çok çocuklu ailelerde aile nüfusunun fazla olmasının yanında geçim sıkıntısının yaşanması, aile bireylerini çocuklar ve anne başta olmak üzere kayıt dışı çalışmaya mecbur bırakmıştır. Türkiye’de kırsal kesimde yaşayanlar genellikle tarım sektöründe çalışmaktadır. Kadınlar kırsal kesimlerde hem ev hem de tarımdaki işini birlikte yürütebilmektedir. Köyden kente göç eden kadınlar, erkekler kadar kolaylıkla iş bulamamaktadırlar. Kadınların eğitim seviyesinin düşük olması, kadının evde oturmasının gerekliliğini savunan ailevi ya da toplumsal isteklerin olması iş bulmalarını zorlaştırmaktadırlar. Bunun yanı sıra Türkiye’de yaşam standardını yükseltmek ve daha fazla gelir elde etmek amacıyla aynı anda birden fazla işte çalışan bir kesim vardır. Çalıştığı işlerden birinde sosyal güvencesini sağlayan kişi gelirini artırmak amacıyla kayıt dışı olarak ikinci bir işte çalışmayı uygun görmektedir. Bir dönem ki erken emeklilik yaşı da kayıt dışı sektörün daha da büyümesine neden olmuştur. Erken yaşta emekli olan kişiler sosyal güvenceleri sağlandığı için ek bir işte kayıt dışı olarak çalışmayı kabul etmektedirler. Bu durumu önlemek adına emeklilik yaşı yükseltilmiştir fakat kayıt dışı olarak çalışan emeklilerin sayısı hala oldukça fazladır. Kayıt dışı istihdama ilişkin son yıllarda yaşanan önemli bir gelişme de ülkemizde yabancı iş gücünde meydana gelen artıştır. İşverenlerin iş gücü maliyetini düşürmek adına zor şartlarda, sosyal güvencelerden yoksun ve ucuza işçi çalıştırmaları ülkemizde yabancı kaçak işçi sorununu doğurmuştur. Çalışmakta olan yabancı kaçak işçilerin sayılarına ve de çalıştıkları alanlara dair kesin bilgiler yoktur. Fakat ülkemizde sayılarının oldukça fazla olduğu tahmin edilen yabancı kaçak işçilerin kayıt dışı olarak çalıştıkları bilinmektedir.

 

TABLO-1

 

Tablo-1, Hanehalkı İşgücü Anketleri’ne göre, 1988-2013 yılları arasındaki toplam istihdamı ve kayıt dışı istihdamın toplam istihdam içindeki payını tarım ve tarım dışı sektörleri baz alarak göstermektedir. 1988-2011 yılları arasında Kayıt dışı istihdam sayısı artış göstermesine rağmen toplam istihdam sayısındaki artışın etkisiyle birlikte yıllar içinde kayıt dışı istihdam oranında azalma görülmüştür.  2011 yılından sonra ise artan istihdam sayısının yanı sıra kayıt dışı istihdamın da giderek azaldığı görülmektedir. Fakat bu düşüş eğilimine rağmen bu oran hala oldukça yüksektir.

Detaylı olarak incelendiğinde, 1988 yılında %58,1 olan kayıt dışı istihdam oranı 2013 yılına gelindiğinde %36,7’ ye düşmüştür. Tarım sektörünün dışında da kayıt dışı istihdam ciddi bir sorundur. Kırsal kesimden kentlere yapılan göç, tarım sektöründen sanayiye olan geçişle birlikte yani üretim yapısındaki değişim nedeniyle tarım dışı sektörlerde de kayıt dışı istihdam önemli bir sorun haline gelmiş, 1988 yılında %27,3 olan kayıt dışı istihdam 2011 yılında %27,8’e yükselmiştir. 2011 yılından sonra bu oranda belirgin bir düşüş yaşansa da, tarım dışı sektörlerde kayıt dışı istihdam problemi ciddiyetini korumaktadır. Bunun yanı sıra 2008 yılında gerçekleşen küresel krizin ardından kayıt dışı istihdam oranı 2009 yılında az bir oranda artarak %43,5’den %43,8’e yükselmiştir. Bu durum kriz döneminde işten çıkarılan bireylerin uzun süre işsiz kalmamak adına kayıt dışı çalışmaya razı olduklarını göstermektedir. 2013 yılına kadar geçen sürede ise istihdam yapısında düzelmeler görülmüş, kayıt dışı istihdam oranlarında azalma gerçekleşmiştir.

 

TABLO-2

 

Tablo 2 ye bakıldığında genel olarak, Türkiye’de kayıt dışı çalışanların başında kadınlar gelmektedir. Kayıt dışı istidam içinde, kadınlar genellikle tarım ve sanayi sektöründe çalışmaktadırlar. Tarım sektöründe kendi hesabına ve ücretsiz aile işçisi olarak çalışan kadınlar, kırsal kesimlerden kentlere göç birlikte, eğitim seviyelerinin düşük olması nedeniyle, kentlerde sosyal güvencelerden yoksun şekilde düşük ücretlere çalışmaktadırlar. TÜİK, Hanehalkı İşgücü Anketleri’ne göre 2007-2013 yılları arasında toplam kadın istihdamı içinde kayıt dışı kadın istihdam oranı %60,7 ile en yüksek orana 2007 yılında sahiptir. 2007 yılında kayıt dışı kadın istihdam oranının fazla olmasının sebebi tarım sektöründe kayıt dışı olarak çalışan kadınların sayısının fazla olmasıdır. Zaman içinde bu oran düşmüş ve 2013 yılına gelindiğinde %52 olmuştur. Bu azalmada ise hem tarım sektöründe hem de tarım dışı sektörlerde kayıt dışı olarak çalışan kadınların sayısının azalması etkendir.

Günümüzde kayıt dışı çalışan bir birey sosyal haklardan faydalanamamakta ve de bunun en büyük sıkıntısı sağlık ile ilgili konularda yaşamaktadır. Kişi kayıt dışı çalıştığı takdirde herhangi bir iş kazası durumunda sosyal güvenlik kurumlarının tedavi imkanlarından faydalanamaz. Sakatlandığında malullük aylığı, yaşlandığında ise emekli aylığından yararlanamaz. Bunun yanı sıra kayıt dışılığın yarattığı olumsuz koşullar sadece çalışanı değil, işvereni ve devleti de olumsuz olarak etkilemektedir. Kayıt dışı işçi çalıştıran firmalar, kayıtlı faaliyet gösteren firmalara karşı haksız rekabet ortamını yaratmaktadır. Kayıt dışı işçi çalıştıran firmaların, düşük maliyetli ucuz üretimi sonucunda adil olmayan bir piyasa ortama yaratılacaktır. Devlet açısından bakıldığında ise büyük oranda vergi ve prim açığı ortaya çıkmakta bu durum sosyal güvenlik kurumlarını olumsuz olarak etkilemekte ve bütçe açığına sebep olmaktadır.

Kayıt dışı istihdamla mücadele kapsamında, son yıllarda hükümetin uyguladığı politikalar neticesinde bir nebzede olsa gelişme görülmektedir. Fakat kayıt dışılık, Türkiye için çok uzun yıllardır mücadele edilen önemli bir problemdir ve tamamen çözülmediği takdirde hem çalışan hem işveren hem de devlet açısından olumsuz sonuçlar doğurmaya devam edecektir.