Türkiye'de Basın Özgürlüğü

 

  

 

                                       Gazeteciler basın özgürlüğü için yürüdü

 

     Dünya üzerinde basın özgürlüğünün geldiği noktanın anlaşılması adına Ekim ve Aralık aylarında ardı ardına iki uluslararası rapor yayımlandı. Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ)  yayımladığı ‘Basın Özgürlüğü Krizi: Gazetecilerin Hapsedildiği ve Muhalefetin Suç Sayıldığı Karanlık Günler’ başlıklı özel raporda basının Türkiye’de içerisinde bulunduğu durumu özel olarak ele alırken; Fransa’da hükümet dışı kurulmuş olan Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) 2012 Yılı Küresel Basın Özgürlüğü Raporu’nu yayımlanmış ve bu Türkiye’yi ‘dünyanın en büyük gazeteci hapishanesine’ benzetmiştir.

     Türkiye’de yaygın olarak görülen, gazetecilere karşı cezai kovuşturma açılması ve gazetecilerin hapsedilmesinin yanı sıra, hükümetin basında otosansürün içselleştirilmesi için başvurduğu çeşitli baskı yöntemlerine dikkat çekmek için bu raporun kaleme alındığını açıklayan Gazetecileri Koruma Komitesi, araştırma yaptıkları 27 yıl boyunca tutuklu gazeteciler konusunda kendi rekorunu kıran ve basın özgürlüğünü kısıtlamak konusunda kendisiyle yarışan tek ülkenin Türkiye olduğunu iddia etmektedir. Basın özgürlüğüne yönelik kısıtlamalarının kriz haline geldiği iddia edilen raporda toplam 76 gazetecinin demir parmaklıklar ardında olduğu, bununla birlikte hükümetin darbecilerden ziyade muhalifleri cezalandırmak niyetinde olduğu söylenmektedir. Bir diğer önemli nokta ise tutuklu bulunan 76 gazetecinin neredeyse %70’inin PKK ya da KCK hakkında haber yapan Kürt gazeteciler olduğunun açıklanmış olmasıdır.

 

TUTUKLU GAZETECİ ve MEDYA ÇALIŞANI SAYISI

 

Türkiye

72

Çin

30

Eritra

28

İran

26

Suriye

21

*Küresel Basın Özgülüğü Raporu 2012

 

     Dünya çapında basın özgürlüğüne yönelik araştırmalar yapan Fransa merkezli Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü ise her yıl yayımladığı Küresel Basın Özgürlüğü Raporu’nun 2012 sonuçlarını bir önceki yıl elde edilen veriler ile karşılaştırmakla işe başlamış olup, 2012 yılı Aralık ayı itibariyle dünya çapında kaç gazetecinin öldürüldüğünü, kaçırıldığını, hapse atıldığını rakamlarla açıklamaktadır. Dünya üzerinde gazeteciler için en tehlikeli beş ülkenin Suriye, Somali, Pakistan, Meksika ve Brezilya olduğunu sıraladıktan sonra; gazeteciler için dünyanın en büyük beş hapishanesini açıklamaktadır: Çin, Eritra, İran ve Suriye’yi geride bırakan Türkiye hapiste olan 72 gazeteci ile ‘gazeteciler için dünyanın en büyük hapishanesi’ haline gelmektedir.  Tutuklu halde bulunan bu 72 gazetecinin en az 42’sinin doğrudan meslekleriyle bağlantılı olarak tutuklandığının belirildiği raporda, dünyada tutuklanan gazetecisi sayısı %16 azalsa da bu durumun Türkiye’de tam tersi olduğu ifade edilmiştir.

     Uluslararası alanda yayımlanan her iki raporda da, yöneticilerin tutumlarına değinilmiş ve hükümetin darbecilerle yüzleşmekten ziyade muhalifleri cezalandırmaya çalışmak gibi bir davranış içerisinde bulunduğu iddia edilmiştir. Bunun yanı sıra yargının yavaşlığı ve saydam olmaması, bundan dolayı bir gazetecinin neyle suçlandığını tam olarak bilmeden aylarca hatta yıllarca tutuklu kalması da ağır bir şekilde eleştirilmiş olup; Kürt sorununa yönelik haber yapan gazetecilerin PKK ya da KCK’ dan bahsetmesinin oldukça normal olduğu, bu nedenden ötürü bir gazetecinin tutuklanamayacağı söylenmiştir. Dünyadaki mevcut durumun oldukça gerisinde kalan Türkiye’nin bu durumun önüne geçmedikçe, demokrasisiyle bölgesine örnek olabilecek bir lider ülke olamayacağının altı çizilmiştir.