Türkiye’nin özellikle son yıllarda, tüketimini oldukça artırdığı görülmektedir.  Ancak, literatürlere ‘tüketim çılgınlığı’ diye geçen bu durumun faiz artırımını engelleme gibi bir takım olumsuz sonuçlar doğurduğu ve giderek tehlikeli bir hal aldığı gözlenmiş, bu sorunu çözmek adına tasarrufları artırmak amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından hazırlanan kredi kartı taksit sınırlaması ile ilgili yönetmelik 1 Şubat 2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

BDDK, yönetmelik taslaklarının gerekçesinde “yurtiçi tasarrufların artırılması, artan yurtiçi tasarrufların üretken yatırımlara yönlendirilmesi ve israfın azaltılmasını” amaçladığını belirterek durumun elzemliğini ortaya koymuştur. BDDK Başkanı Mukim Öztekin ilgili tedbirlerin tüketimi azaltmak, tasarrufları artırmak, bankaların risk yönetimi açısından kabiliyetlerini güçlendirmek ve cari açığı azaltmak gibi farklı boyutlarda etkisi olacağını belirtmiştir. Ayrıca "Genel taksit sayısı, mevcut ortalama taksit sayısı olan 9 ayla sınırlandırılacaktır. İlaveten, farklı sektör kategorilerinde farklı taksit sayıları öngörülmektedir. Taslakta, elektrikli ve elektronik eşya ile bilgisayar alımları, araç kiralama, telekomünikasyon ve kuyumculukla ilgili işlemlerde taksit sayısı 6 ay ile sınırlandırılırken, beyaz eşya ve mobilya alımlarında taksit üst sınırı 12 ay olarak belirlenmiştir. Gıda ve akaryakıt alımlarında taksitlendirmeye herhangi bir şekilde olanak verilmemiştir" şeklinde kredi kartlarının taksitlendirilmesine ne tür sınırlamalar getirildiğini detaylandırmıştır.

Diğer bir düzenleme ise otomobil alımında kullanılacak taşıt kredilerine getirilen yeni sınırlamalarla ilgilidir. Bu konuyu BDDK Başkanı Öztekin, "Bu sektörde kullanılacak kredilerde konut kredilerinde olduğu gibi, kredi kullananların kredi tutarına bağlı olarak kredi teminat oranı uygulamasına gidilecektir. Hazırladığımız düzenleme taslağında kredilendirme oranı, taşıt değerinin 50 bin lira ve altı olması halinde yüzde 70; taşıt değerinin 50 bin lirayı aşması halinde ise bedelin 50 bin liraya kadar olan kısım için yüzde 70, 50 bin liranın üstünde olan kısım için yüzde 50 olarak sınırlandırılmaktadır. Yeni düzenleme taslağı çerçevesinde, konut kredileri hariç tüketici kredilerinin vadesinin 36 ayı, taşıt kredilerinin vadesinin ise 48 ayı geçmemesi öngörülüyor” şeklinde belirtmiştir.

Otomotiv sektörü ise kredilere gelen kısıtlamanın araç satışları için negatif sonuçlar doğuracağını savunmaktadır. Otomotiv Distribütörler Derneği Genel Koordinatörü Hayri Erce’ye göre özellikle peşinatın menfi etkisinin olacağı öngörülmektedir.[1]

Yasa henüz çok yeni olmasına rağmen, yasayı legal olarak çiğnemeden taksit sınırlandırmasını kaldıran yollar çok geçmeden keşfedilmiştir. Bunlar içinde en çok uygulanan yöntem, GSM operatörlerinin cep telefonunu taahhütlü sözleşme karşılığında satmasıdır. Yasanın verdiği açıklar sonucu daha çetrefili yollar da vardır. Örneğin; mağazalardan satın alınabilen hediye çekleri. Bu çekler sayesinde, istenilen teknolojik ürünü bir taksit sınırlamasına bağlı kalmadan, taksitlendirerek satın alınabilmektedir. Eğer alışveriş yapmak istenilen mağazada hediye çeki uygulaması mevcut değil ise, cep telefonunu kredi kartıyla tek çekimde satın aldıktan sonra, faturasını bir bankaya götürüp, fatura karşılığı tüketici kredisi alınabilir, böylece kredi kartı borcu bu şekilde kapatılabilmektedir. Daha yaratıcı çözümler de küçük esnaflardan gelmektedir. Cep telefonunu taksitle almak isteyen tüketicilere dükkanlar, cep telefonu fiyatına telefon kılıfı satmış gibi yaparak, satın alma işlemi sonucu kılıf yerine cep telefonu vermektedirler.[2]

Taksit sınırlandırması sonucu bazı firmaların hediye çeki yöntemi kullanımının ortaya çıkmasının ardından, 13 Mayıs 2014 tarihinde, BDDK’nın kredi kartlarına uyguladığı taksit sınırlandırmasında yeniden bir değişikliğe gidilmiştir. Banka Kartları ve Kredi Kartları Hakkında Yönetmeliğin 26'ncı maddesinin yedinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Yeni düzenlemeye göre:

"Mal veya hizmet alımı sonrası belli bir ücret karşılığı borcun taksitlendirilmesi veya ödemenin ertelendiği dönemler de dâhil olmak üzere, kredi kartları ile gerçekleştirilecek mal ve hizmet alımları ile nakit çekimlerinde taksitlendirme süresi dokuz ayı geçemez. Kredi kartlarıyla gerçekleştirilecek telekomünikasyon ve kuyumla ilgili harcamalarda ve yemek, gıda, akaryakıt ile hediye kart, hediye çeki ve benzeri şekillerde herhangi somut bir mal veya hizmeti içermeyen ürünlerin alımlarında taksit uygulanamaz”.[3] Bu yeni düzenleme ile sahte yöntemlerin  uygulanması engellenmeye çalışılacaktır.

Özetlemek gerekirse, kredi kartına getirilen sınırlama ile asıl hedeflenen, kısa vadede yurt içi tasarrufları artırmak ve harcamaları azaltmakken, uzun vadede büyümeyi artırmak ve cari açığı azaltmaktır. Avrupa ülkelerinde benzer bir uygulama örneği bulunmaması, Türkiye’de de yeni bir uygulama olması nedeniyle henüz amacına ulaşıp ulaşmadığını söylemek zordur.



[1] http://www.sedefed.org

[2] http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/25745243.asp)

[3] http://www.bddk.org.tr