Basın Özgürlüğü Olmayan Tek Avrupa Ülkesi : Türkiye

 

ABD merkezli düşünce kuruluşu olan Freedom House’un 2014 Basın Özgürlüğü Raporu’nda, Türkiye ilk kez “özgür olmayan ülkeler” kategorisine düştü. 15 yıldır “kısmen özgür ülkeler” arasında olan Türkiye, Gezi olaylarında yaşanan işten atılmalar, sansür ve oto sansür uygulamaları ve şeffaf olmayan medya sahipliği nedeniyle altı puan kötüleşerek dünya genelinde 134. sıraya geriledi. Türkiye, 42 ülkenin yer aldığı Avrupa’da da aynı zamanda basını özgür olmayan tek ülke oldu. (Taraf,2014)

 

 

 

*Haritada yeşille gösterilen ülkeler "özgür", sarı renkliler "kısmen özgür", mor ülkeler ise "özgür olmayan ülkeler" kategorisinde yer alıyor. (Tanış,2014)

 

 

Dünyada ülkeler bazında basın özgürlüğünü araştıran ve 1980’den beri bu konuda her yıl bir rapor yayınlayan ABD merkezli sivil toplum örgütü Freedom House’un (Tanış,2014) 1 Ocak-31 Aralık 2013 arası yaşanan gelişmeleri irdeleyen raporunda (Taraf,2014);  "Gezi Parkı protestolarını takip eden gazeteciler güvenlik güçleri tarafından hedef alındı. Hükümete yönelik yolsuzluk iddiaları ile ilgili haber yapan gazetecilerin işlerine son verilmesi için baskı uygulandı" deniyor. Dünyada en çok tutuklu gazetecinin Türkiye’de olduğunu hatırlatılmasının ardından, “Medya yöneticileri, hükümeti eleştiren gazetecilerin susturulmaması halinde çeşitli yaptırımlarla tehdit ediliyorlar” ve “Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a karşı eleştirilerin en aza indirilmesi için bir dizi strateji uygulandı” iddiaları sıralanıyor. (BBC,2014)

 

“Daha birkaç yıl önce Avrupa Birliği’ne (AB) tam üyelik için ciddi müzakereler yürüten Erdoğan hükümetinin şimdi basın özgürlüğünün karşısında önemli bir engel olduğu” iddia edilen raporda Türkiye’deki durumla ilgili olarak; başta İstanbul olmak üzere diğer şehirlerde de hükümet karşıtı gösterilerin sert biçimde güç kullanılarak bastırılması ve özel şirketlere hükümetin çizgisi doğrultusunda hareket etmeleri için baskı yapılması, Türkiye’de özgürlük düzeyinin gerilemesine yol açtığı ve Gezi Parkı protestoları için ise, “Erdoğan hükümetinin zorbaca tepkisi giderek otoriterleşen eğilimini gözler önüne serdi” yorumunda bulunuluyor. ve “Hükümet yetkililerinin suçlamaları twitter kullanıcılarından özel şirketlere ve sözde uluslararası lobilere kadar uzandı” deniyor. (BBC,2014)

 

Hükümetin eylemleri konusunda kamuoyunda yürütülen tartışmayı daraltmak ve hükümetin iddialarına muhalefet eden gazeteci ve medya kuruluşu sahiplerini cezalandırmak için Türkiye hükümetinin medya üzerindeki ağırlığını orantısız bir şekilde kullanarak ülkedeki siyasi ve sosyal kutuplaşmayı daha da derinleştirdiği sonucuna varıldığı ve hükümetin özgür bir tartışma ortamını kontrol altına alma yönünde harcadığı çabaların Türkiye vatandaşlarını daha da  yabancılaştırdığını ve ülkenin istikrarını da tehdit etme potansiyeline sahip olduğunun farkına varması gerektiği belirtilmiştir.  Bu durumun aynı zamanda Türkiye’nin Avrupa ile entegrasyonunu ve Amerika Birleşik Devletleri’yle olan güçlü ittifakını da tehlikeye atabileceği yönünde uyarıda bulunulan raporda, Freedom House Başkanı ve raporun yazarlarından David J. Kramer “Medya hükümet tarafından uygulanan çok büyük bir baskıyla karşı karşıya ve hükümet şimdi de diğer kurumlara yönelik müdahalelerini genişletiyor.” iddiasında bulunmuştur. (Freedom House,2014)

 

 

NASIL HESAPLANIYOR?


ABD merkezli sivil toplum örgütü Freedom House, 1980’den beri yaptığı basın özgürlüğü araştırmasında 197 ülkeyi de analitik bir anket üzerinden teker teker inceliyor. Sonuçları başta ABD Yönetimi, dünya genelindeki hükümetler, uluslararası örgütler, üniversiteler, aktivistler ve medya kuruluşları tarafından dikkate alınan araştırmada ise hazırlanan 23 soruluk bir anket üzerinden her ülkeye 0-100 arasında bir kötü puan veriliyor. Anket sonucunda ne kadar düşük puan alırsanız, basın özgürlüğünde o kadar ileri sayılıyorsunuz. Örneğin 2014 sonuçlarına göre en özgür basına sahip gösterilen Hollanda, Norveç ve İsveç 10 puan, basının cenderede olduğu Kuzey Kore ise 97 puan almış gözüküyor. Her soruya puan verdikten sonra ulaşılan toplam üzerinden 0-30 puan arası çıkanlar “özgür”, 31-60 “kısmen özgür”, 61 üstü ise “özgür olmayan” sayılıyor. (Tanış,2014) Türkiye’nin ‘küme düşürüldüğü’ araştırmayı yürüten projenin koordinatörü Karin Deutsch Karlaker, bir Güney Asya Uzmanı ve basın geçmişine de sahip bir araştırmacı. Avrupa’daki en büyük gerilemeyi gösteren ve dünyada da en büyük gerilemeyi gösteren ülkeler arasında yer alan Türkiye ile ilgili The Turcofile adlı bir blog kendisi ile görüşme gerçekleştirmiş ve araştırmanın yöntemi hakkında sorular yöneltmiştir. Türkiye’de basın özgürlüğünün en sıkıntılı yönü olarak, son yıllarda hükümet ve medya patronları arasındaki artan yakınlaşmayı gösteren Karlaker, bu durumun otosansürü ve siyasi kaynaklı işten çıkarmaları artırdığını iddia etmiştir. (Çandar,2014)

 

Raporun yayımlanmasının ardından, hükümet kanadından tepkiler gelmiştir ve bunun Türkiye’nin imajını zedelemeye yönelik bir algı operasyonu olduğu iddia edilmiştir. Ancak Freedom House’un Basın Özgürlüğü Raporu’ndan kısa süre önce yayımladığı ve basın özgürlüğüne dair eleştirilerin sıralandığı başka bir rapor daha vardı: “Democracy in Crisis : Corruption, Media and Power in Turkey”. (Çandar,2014) Kasım 2013 tarihinde, Freedom House heyeti Türkiye’de gazeteciler, STK’lar, iş dünyasının önde gelen isimleri ve kıdemli hükümet yetkilileriyle ülkede medya özgürlüğünün kötüye gitmesi konusunu görüşmek üzere Türkiye’ye gelmiştir.  Bir yolsuzluk skandalını ortaya çıkaran 17 Aralık polis baskınları, hükümetteki üst düzey isimler hakkında büyük çaplı ihaleye fesat karıştırma ve kara para aklama iddiaları, iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) tarafından alınan sıkı önlemlerin fitilini ateşlediği iddiasıyla, daha fazla sayıda gazeteci fikirlerini açıkça dile getirdikleri için işlerinden olduğunu,  binlerce polis memuru ve savcı ya işten çıkarıldığı ya da görev yerlerinin değiştirildiğine dikkat çekmiştir. Hükümet tarafından internet yayınlarını düzenleme ile ilgili kanunda getirilmesi teklif edilen  değişikliklerin websitelerinin mahkeme kararı olmadan yetkililerce engellenmesini mümkün kılacak nitelikte olması ve ceza soruşturmaları da dahil olmak üzere  yargıyı doğrudan Adalet Bakanlığı’nın denetimine bağlama çabalarıyla hükümetin sadece basın özgürlüğünü değil, aynı zamanda erkler ayrılığını da tehdit etmekte olduğu belirtilmiştir. (Freedom House,2014)

 

Medya hakkında hazırlanan Democracy in Crisis : Corruption, Media and Power in Turkey raporunda, şu anda Türkiye’de yaşananların bir kurumla ilgili olmaktan ziyade daha çok mevcut olayları şekillendirmeye devam eden uzun bir geçmişin bir parçası olduğu ifade edilmektedir. Son yedi yıl içerisinde, hükümet, medyanın iktidar üzerinde olması gereken denetim rolünü zayıflatmak için çeşitli yöntemlerle baskı kurma taktiklerine başvurduğu iddia edilmekle beraber;  bu yönde sarf edilen çabalara örnek olarak şunlar gösterilmiştir:

 

  • Gözdağı verme: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, sıklıkla eleştirel yazıların ardından gazetecilere isim vererek saldırmaktadır. Hasan Cemal ve Nuray Mert gibi bunun bilinen örneklerinde, gazeteciler bu aleni saldırılardan sonra işlerinden olmuşlardır. Yanlı mahkemeler eleştiriler için açılan hakaret davalarında ardı arkasına mahkumiyet kararları vermektedirler.
  • Toplu işten çıkarmalar: En az 59 gazeteci geçen yaz Gezi Parkı protestolarında yaptıkları haberlere misilleme olarak ya işten çıkarılmışlar ya da istifaya zorlanmışlardır. Aralık ayındaki yolsuzluk skandalı sonrasında ise işten çıkarılan köşe yazarlarına yenileri eklenmiştir.
  • Medya devlerinin satın alınması veya işlerinden edilmesi: Hükümet yanlısı holdingler kamu sözleşmelerinde genellikle başbakanlıktaki kamu organları vasıtasıyla milyarlarca dolar elde etmektedirler. Hükümeti eleştiren medya kuruluşları olan şirketler vergi soruşturmalarının hedefi haline gelip yüksek cezalar ödemektedirler ve kamu ihalelerinde dezavantajlı olmaları muhtemeldir.
  • Telefon dinlemeleri: Milli İstihbarat Teşkilatı adli incelemeye maruz kalmamak için izinlerde sahte isimler kullanıp milli güvenlik konularıyla ilgili haber yapan gazetecilerin telefonlarını dinlemiştir.
  • Tutuklama: Onlarca gazeteci, tanımları geniş tutulan terörle mücadele kanunları kapsamında tutuklu bulunmaktadır. Tutukevlerindekilerin çoğunluğu Kürtlerden oluşmaktadır ve kimi analistler hükümetin bu kişileri PKK ile müzakerelerde pazarlık kozu olarak kullandığına inanmaktadır. (Freedom House,2014)

 

 

3 Mayıs Basın Özgürlüğü Günü’nde açıklanan Medya Gözlem Raporu'na göre ise; Gezi eylemlerini izlerken polis şiddetiyle yaralanan gazeteciler Ahmet Şık, Onur Erem ve Ender Ergün'ün şikayetlerinin takipsizlikle sonuçlandığı, 27 Mayıs-30 Eylül 2013 tarihleri arasında 153 gazeteciyi yaralayan ve 39'unu gözaltına alan polisler için cezasızlığın sürdüğü ifade edildi. Rapora göre, Zaman gazetesi yazarı Mümtazer Türköne, bir kanalda Atatürkçü ideolojiyi eleştirdiği için Atatürk'ü Koruma Kanunu'ndan ertelemeli bir yıl hapse mahkum oldu. Adıyaman'da gazeteci Hacı Boğatekin, haber yoluyla bir imamın "özel yaşamını teşhir"den hapisten 7 bin 300 TL adli para cezasına mahkum oldu. 40 Ekşi Sözlük yazarı, "dini değerleri aşağılamak"tan 1,5 yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyor. Cumhuriyet gazetesinden İbrahim Yıldız ve Aykut Küçükkaya, Berkin Elvan'ın açık kimliğine haberde yer verdikleri gerekçesiyle yargılanıyor. (Başka Haber,2014)

 

 

Ocak – Mart 2014 süresince, 12 haberci gözaltına alındı. 34 gazeteci, bir gazete, bir ajans ve bir internet sitesine yönelik en az 40 fiili saldırı yaşandı. En az 6 gazeteci sözlü saldırıya uğradı. Üç gazete ve üç gazeteci de tehdit edildi.  Mahkemeler bu sürede bir gazete ve 20 kişiyi toplam 31 yıl hapis ve 41 bin TL para cezasına mahkum etti. Başbakan Erdoğan'a hakaret ettiği ve kişilik haklarına saldırdığı iddiasıyla 19 kişi toplam 27 bin TL tazminata ve 31 yıl hapse mahkum oldu. 1'i gazeteci 10 kişiye aynı iddiayla yeni ceza davaları açıldı. 21 Mart'ta Twitter, 27 Mart'ta da YouTube Türkiye'de yasaklandı. Vimeo, Soundcloud, Vagus.tv, yenidönem.com, Samsunanaliz.com siteleri, BDP ve HDP Facebook sayfaları, Lars von Trier'in "Nymphomaniac" filmi yasaklandı. MİT'in TIR'ları ve 25 Aralık yolsuzluk haberlerine yayın yasağı getirildi. T24, sendika.org, haber.sol.org.tr, gercekgündem.com, Cumhuriyet.com.tr siteleri içerik çıkarmazlarsa kapatılmakla tehdit edildi. Dört gazeteye bayide satış engeli çıkarıldı. (Başka Haber,2014)

 

 

Dünyada Özgürlükler

 

 

Dünyada Basın Özgürlüğü Raporu’nun Avrupa bölgesini ele alan bölümünde, 2013’ün en önemli gelişmeleri arasında Erdoğan hükümetini de kapsayan ve giderek tırmanan yönetim krizi olduğu ifade edilirken; küresel anlamda bireysel özgürlüklerin gerilese de genel tablonun çok kötü olmadığı ifade ediliyor. (BBC,2014)  Kategorilere ayrılan ülkelerin nüfusları toplandığında ise dünya nüfusunun yüzde 42’si “kısmen özgür”, yüzde 44’ü ise “özgür olmayan” ülkelerde kaldı. Türkiye’nin de etki ettiği bu nüfus dağılımını şekillendiren başlıca iki ülke ise basını “özgür olmayan ülkeler” arasında yer alan kalabalık Çin ve “kısmen özgür” sayılan Hindistan oldu. Zira iki ülke, 7 milyarı aşan toplam dünya nüfusunun beraber üçte birini oluşturuyorlar. İşte Türkiye’nin de Çin’in yanına katılmasıyla, dünyadaki basın özgürlüğü endeksi 1996’dan beri en düşük seviyesine indi. Sonuç olarak, Türkiye 100 üzerinden 62 kötü puan alarak, 2013’te basın özgürlüğü konusunda  Ermenistan, Ekvator, Libya ve Güney Sudan ile aynı sırayı paylaştı. 197 ülkelik listede sonuncu, 97 kötü puanlı Kuzey Kore oldu. Diktatör Kim Jong-un’un ülkesinin 100 olmasına 3 kötü puan kaldı. Basını en özgür sayılanlar ise sadece 10 kötü puan alan Hollanda, İsveç ve Norveç çıktı. (Tanış,2014)

 

Basını Türkiye'den daha özgür bazı ülkeler arasında; Bangladeş, Endonezya, Moğolistan, Uganda, Kenya, Tanzanya, Lübnan, Tunus, Cezayir, Kuveyt, Makedonya, Bosna-Hersek, Arnavutluk ve Gürcistan yer alıyor. (Tanış,2014)

 

 

Türkiye’ye Öneriler

 

 

Freedom House, Türk hükümetine, bir demokraside özgür bir basın ve diğer bağımsız kuruluşların çok önemli bir rol oynadıklarının farkına varma çağrısında bulunmakta ve Türkiye’de medyanın sindirilmesi ve yolsuzluklara bir son verilmesi için hükümetin açık ve somut olarak aşağıdaki adımları atması gerektiği tavsiyesinde bulunmuştur: 

 

1.Gazetecilere yönelik tehditlerin durdurulması 

2. Onlarca gazetecinin hapse atılmasına yol açan ceza kanunu kapsamındaki hakaret suçu, geniş tanımlanmış terörle mücadele suçları ve suç örgütü yasalarının kaldırılması.

3.Medya kuruluşu sahiplerinin haberleri çarpıtarak hükümete yaranmasına yönelik teşviklerin azaltılması için ihale uygulamalarında Avrupa standartları ve uluslararası standartlarla uyum sağlanması. Türkiye’de medya kuruluşlarının sahipleri, şayet Türkiye vatandaşlarının güvenini geri kazanmak istiyorlarsa, ihale uygulamalarında değişiklik yapılmasını kendileri destekleyerek taahhütlerde bulunmalıdırlar. (Freedom House,2014)

 

 

*Yazının Başlığı İçin ; Taraf. (2014). “Basın özgürlüğü olmayan tek Avrupa ülkesi,Türkiye”, 

http://www.taraf.com.tr/haber-basin-ozgurlugu-olmayan-tek-avrupa-ulkesi-turkiye-153615/

 

 

Kaynakça

 

Başka Haber. (2014). “3 Mayıs Basın Özgürlüğü Günü’nde Hapishanede Tutulan Gazetecilerin Listesi”, 

http://www.baskahaber.org/2014/05/basnozgurlugu-3-mays-basn-ozgurlugu.html

Başka Haber. (2014). “35 Gazeteci ve 15 Dağıtımcı Hapiste. Başbakan’a Hakaretten 17 Kişi Hapse Mahkum Oldu. Youtube Kapalı.”, 

http://www.baskahaber.org/2014/05/35-gazeteci-ve-15-dagtmc.html

BBC Türkçe. (2014). “Freedom House : Türkiye’de basın özgür değil”, http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2014/05/140501_freedom_house.shtml

Freedom House. (2014). “Demokrasi Krizi : Türkiye’de Yolsuzluk, Medya ve Güç” http://freedomhouse.org/article/turkey-report-press-release-turkish#.U2olr_l_vxO

Freedom House. (2014). “Demokrasi Krizi : Türkiye’de Yolsuzluk, Medya ve Güç” Türkçe : Yönetici Özeti, 

http://www.freedomhouse.org/report/democracy-crisis-corruption-media-and-power-turkey/t-rk-e-y-netici-zeti#.U2oV_fl_vxM

Freedom House. (2014). “Freedom in the World 2014 : Turkey”, http://freedomhouse.org/report/freedom-world/2014/turkey-0#.U2olsfl_vxO

Öymen, A. (2014). “Basın özgürlüğünde küme düşmek”, http://www.radikal.com.tr/yazarlar/altan_oymen/basin_ozgurlugunde_kume_dusmek-1190025

Tanış, T. (2014) “Türkiye ilk kez basını özgür olmayan ülkeler arasında”, Hürriyethttp://www.hurriyet.com.tr/dunya/26332515.asp

Taraf. (2014). “Basın özgürlüğü olmayan tek Avrupa ülkesi,Türkiye”, http://www.taraf.com.tr/haber-basin-ozgurlugu-olmayan-tek-avrupa-ulkesi-turkiye-153615/